29 Ekim 2009 Perşembe

Yok böyle kurabiyeler...




Geçen gelen lise arkadaşım eniştesinini doğum gününde böyle kurabiyeler yapmışlar... :D Kırıklığın son noktası abi...

Türkiye toplu göt nasıl olur?


Her ay gibi sanki konuşuluyor bu konu: erovizyona kim katılsın? Nedense bu kelimeyi duyunca erozyon diyesim geliyor işte! :D Keh keh! Diyorum ki Ajdar 'çikita muz' ile katılsın... Hani maksat bize eğlence çıksın. Paso zuauhauhau hp8hauhauha diye gülelim ekran başında... Ama oldu da böyle bir hata olursa ... Ne? Ajdar'ın birinci olması... Ulan amk... (Küfür etmiyorum pek ama burda olmazsa olmaz) Nasssıll Türkiyece toplu göt oluruz var ya!!! Yok böyle göt olayı olur... Uff diyecek kelime bulamıyorum ya. Noktalıyorum. Nokta... :)


oxox..

Alkol, müzik ve muhabbet!!!

Lise arkadaşlarımdan birkaçı ve hayaımın aşkı yanımda içiyorum! :) Daha ne isterim ya... Bir yandan en güzel m

zikler; sanki bana yazılmış gibi... Çk mutluyum şu an.... Çık güzel...

Rıdavan:

"aşkın tutkunun heyecanın bırarda kaynaştıgı ve bunun yanında bırçok erdemın unutuldugu bır dogada kendımızle basbasa kalabıldıgımız bır dunya ıcın savasalım..."

Nejla:
"uzun zamandırkendimi hiç bu kadar genç gerçek hissetmemiştim...


28 Ekim 2009 Çarşamba

Scharlet Johanson








Birçok erkek için "Scharlet" deyince akan sular durur. Tabi beğenmeyenler de çıkabilir. Renkler ve zevkler tartışılmaz. Zaten birçok erkek için dedim! :) Ben erkek değilim şu yaşıma kadar algıladığım kadarıyla ama scharlet'e hayranlığım var. Farklı bir havası var hatunun. Çok güzel bir kadın değil. Bazı fotoğraflarını görünce hiç güzel çıkmamış diyorum ama bazı fotoğraflarında ise hayranlık bırakıyor. Daha çok seksi! Ama her filmini zevkle izliyorum. İyi bir oyunculuğu var. Zaten dişiliğini kullanabildiği rollerde oluyor. Hatun zorlanmıyor yani. :D Genelde saf bir havası, çekingen bir yapısı olabiliyor filmlerde. Tabi gerçekteki kişiliğini bilmemem bir gün görürsem onu da söylerim.

Bu filmi demin izledim. Eşcinsel Sayıklamalardan öğrenmiştim bu filmi. Çok güzel film tavsiyeleri var! :) Ve bu sahne çok dehşet bence...





Bu kadınla tiplerimiz benzediği gibi, ki insanlar çokça benzetti, sesi de benim ki bok gibi :D


Barcelona filmini çok beğenmiştim. Ve orada scharlet'in kullandığı bir cümle var:

"Ne yapmak istediğimi bilmiyorum ama ne yapmak istemediğimi biliyorum..." Bu cümle cuk diye bana oturuyor...

Son olarak: Scharlet evlen benimle!!!... Evimin kadını çocuklarımın anası ol! Gerçi lezo bir ilişkiden nasıl çocuk olacaksa... Afrikalı evlatlık ediniriz... Menajerin olurum; ününe ün katarım... Will you marry me, scharlet? hea..?

25 Ekim 2009 Pazar

Oku demişler!


Keşke ah keşke ilk çağda doğmuş olsaydım! :D Stres eksilerde gezer paso dağ, bayır, çayır demeden toplayıcılık yapar; hormonsuz hayatın tadına bakardım. Büyüdükçe yük artıyor, bonus olarak da stres veriyorlar x10 seklinde.

Şu 2. sınıf var ya! Ömrümü yedi. Başımı kaldıramıyorum ya. Ödevler, okumalar... Bitmiyor anam. Bir hfatay bitmesi gereken kitaplar, makaleler vs. Üstüne sonra okurum diyemiyorsun çünkü okumazsan ara sınavdan zaten yüksek alamadığın o not sıfıra daha da yaklaşabilir.

Hep bu tarihçilerin, filozofların yüzünden. Çok çözüdünüz hayatı, nam saldınız ne oldu bizlere kalın kitapçıklar oldu. Dünya da barış mı hakim hayır! Her geçen gün artıyor kötülükler.

Neyse filozofları bu kötü saçma şeylere alet etmeyelim. Onlar olmasa bugün özgür düşünce var olmazdı en basiti. Hayatın içinden çok şeyi onlara borçluyuz. Filozoflara, tarihteki birçok adama....

Yaşı benden genç olan insanlar! Allah'ın ilk emri oku olmuş. Artık başka bir şey demiyorum. Şimdiden okuyun bazı şeyleri. Hayatınıza yön verirken bile birçok kitapın pusula olduğunu göreceksiniz.

Kendimi yaşlı hissettim... Çok yaşlı...


not: Foto çok alakasız oldu. sanki araştırmayla ilgili yazı yazmışım gibi oldu. Romanların oldupu bir fotoolması gerekiyordu. Salla gitsin...

19 Ekim 2009 Pazartesi

Cesaret edip yapmaya Var mısın Yok musun?











ye jades üzerine beyin fırtınası olursa nasıl olur?

Ye Jadesya yejades her ne halt şekilde uydurduysam... Böyle bir kelime yok! Bakın uydurduysam diyorum zaten. Çok karşılaştım bununla reel olsun sanal olsun. Anlamı ne? diye... Neyse konu o değil. Arada google'a yazıyorum neler çıkacak diye. İlginç bir şeyle karşılaşmıştım çok önceden bir sitede. Saklamışım bugün gördüm tekrardan: http://boards.straightdope.com/sdmb/showthread.php?t=523091

Efendim yabancı bir arkadaşımızın biri google kültürünü keşfetmek üzere kullanmış sanırım bir aralar ve William Herbert'i aratmış ve bizim hani her şeyi bilen wikipedia'dan kültürüne kültür katmak için girmiş ve okumuş. Bir şey dikkatini çekmiş.


"According to John Aubrey's very colourful Brief Life, he could "neither read nor write". Aubrey says:"He was of good naturall parts, but very colericque. In Queen Mary's time, upon the return of the Catholique religion, the nunnes came again to Wilton Abbey; and this William, Earl of Pembroke, came to the gate which lookes towards the court by the street, but now is walled up, with his cappe in his hand, and fell upon his knees to the Lady Abbess and nunnes, crying peccavi. Upon Queen Mary's death, the Earl came to Wilton (like a tigre) and turned them out crying, 'Out, ye jades! to worke, to worke—ye jades, goe spinne!'"" Bizim William ile ilgili şöyle bir makale de sen gör ki yeja'nın uyduruk şeysini gör! Adam şaşkına dönerekten bir tane siteye, yukarıdaki linkte olan, yaw ha bu ye jades de nedir diye sor? :D Tabi bu kadar malmış edasıyla sormuyor. Ben espri olsun diye şey ediyorum. İnsanlar da bu kelime üzerine yoğun bir beyin fırtınasına giriyorlar.

Gurulansam mı yoksa ulan iyi ki bir şey uydurmuştuk çok güzel onu da teee ne zaman ki adam söylemiş çıksın diye şansıma tüküreyim diye kahır kahır kahırdan öldüm desem de inanmayın! Hiç de yaşasın 23 nisan! :) Çok da tın... Ama bu kelimenin patentini alma vakti gelmiştir. Ben bunu bilir bunu söylerim. Zaten adımı ye jades olarak değiştirecem. :D ...

xoxo :)

17 Ekim 2009 Cumartesi

Zeitgest 2007


Zamanın ruhu anlamına gelen son derece tartışmalı bir belgesel olup 3 kısma ayrılmıştır, Birincisi din kurumunun güvenini zedelemek için bilgi üretmek, Hıristiyanlığın bazı diğer dini figürlerle olan benzerliklerini göstermektedir. 2. bölüm 11 Eylül olayları hakkında bizlere anlatılan problemleri ve yazarların gerçekten 11 Eylül olaylarından kimlerin sorumlu olduğunu gösteren kanıtlarını içermektedir. 3.bölüm bankaların tek dünya bankası oluşturma teorilerini kapsamaktadır.

1. Kısım

Din kurumlarının vergiden muaf olması. Hata yapıldığında acıların oranın yükselmesinin tanırının aynı zamanda seni sevmesiyle çelişki oluşturur. Kroptokin’in Çağdaş Sanat ve Anarşi; Plotos Bacukin’in Tanrı ve Devlet’inde üzerinde durulmuş mevzulardır. Akabinde bir psikanaliz ve analitik filtrelerden insanlık tarihinin geçirdiği görüyoruz. Başlangıç olarak din bu filtrelerden görülüyor. Dini fenomenin dünyaya hükmetmeye çalışan insanların ekonomik olarak edimleri için kullanılması için oluşturulmuştur.

Günümüz dinlerininin membasını oluşturan determinantlar MÖ 3000 yılında Haris ve Seti Krishna, Mithrai Attis’dir vs.

Dionysus Atina’da tapınağı bulunan şarap tanrısıdır. 12 tanrıdan biridir. İsa’nın suyu şaraba çevirdiği ve yuhannanın incilinde 2:1-11’de yer alan ayetle Dionysus’un suyu şaraba çevirmesi kabiliyeti analitiktir. Bahsedilen diğer tanrı ve ya tanrılaştırılmış karekterlerin edimleriyle; örneğin, bakireden doğması, çarmıha gerilme, havari sayıları gibi birçok analoji kurulmaktadır.

Buradan hareketle günümüz dinlerinden Hıristiyanlığın epistemolojisi decanstrucsya’na maruz bırakılıyor.

İsa’nın doğumuyla astrolojik analoji kuruluyor. İsa güneştir ve 12 havarisi de 12 burçla ilişkilendiriliyor. İsa’nın Mısır Tanrısı Horos’un arasındaki benzerliklerin çokluğu üzerine durulmuş.

Nuh’un bahsettiği tufanla gılgamış destanında geçen tufanla ilişki kurulmakta.

Eski Mısır inanış Musevi-Hıristiyan ilahiyatın temelini oluşturmaktadır.

İsa’nın yaşadığı kanıtı İncil dışında hiçbir yerde yok. Aynı tarih aralığında aynı yerde yaşayan onlarca tarihçinin hiçbiri İsa’yı yada yaşamını kaleme almamıştır. Yalnız 3 kişi İsa hakkında çok kısa olarak Christ, Chriestus ve Christus şeklinde bahsetmiştir. Bunlar isim değil unvandır ve “vaftiz edilmiş kişi” anlamına gelir.

Hıristiyanlık politik olarak empoze edilmiş bir Latin hikayesinden başka bir şey değildir. Hıristiyanlık benzeri bütün ilahi inanç sistemleri gibi dönemin hurafesidir deniyor. Amaç insanları gerçek dünyada ve dolaysıyla birbirlerinden koparmaya hizmet eder.

İnsanların otorite kelimesini beyinlerinden silmesini ister. Her şeyin kontrolü tanrıdır. Bunun la birlikte sorumluluk duygusunu zayıflatır. Bu sayede toplumu yönlendirme ve kontrol etme gücünü eline almış olur.

Her şey bir yana. Bu kısımda dinler üzerinde durmuşken neden İslamiyet adına tek bir kelime etmediği akıllarda soru işareti bırakmıştır.

2. Kısım

11 Eylülde kulelerin dinamitlerle kasıtlı olarak yıkıldığı görülüyor. Kulelerin yıkılması da aynı şekilde gerçekleşmiştir. Bu bölümde 11 Eylül olayının içinde hükümetin de parmağının olduğunun kanıtlarını sunmuşlardır. İlk olarak Usame Bin Laden’in kardeşi olan Selim Bin Laden George W. Bush’un yakın arkadaşının olduğun dile getirmeleri. Yıkıntıların kanıtıyla sadece uçakla yapılan saldırı olmadığı ortaya çıkıyor. Olay sırasında yapılan röportajlarda bomba sesleri ve erimiş demirlerin şekillerinin kesik gibi olması zihinleri bulandırıyor.

D.T.M’nin 1,2 ve 7 nolu binalarının çöküş şekli kontrollü yıkım modeline tamamen uyuyor.

ABD uçak kaçırmaya karşı norad prosedürü uçak kaçırılması anlaşıldıktan 1dk sonra savaş jetleri aracılığıyla takibe alındı. Aynı tatbikat yapıldığı için uçakların hedeflerine ulaşmamasına dikkat çekiyor. O tarihe kadar norad %100 (67 olay) başarılıydı.

Terörist şüphesiyle tutuklanan kişiler neredeyse hepsi serbest bırakıldı.

Madrid ve Londra’da 2004 v 2005 yılındaki terörist faaliyetlerindeki benzerlikler göz önüne alınarak ABD’dekini de benzer biçimde hükümet orijinli çıkışı olduğunu söylüyor.

Delillere göre ABD hükümeti halk iradesini kendi planları doğrultusunda yönlendirebilmek için kendi vatandaşlarına sahte bir terörist saldırı düzenledi.

3. Kısım

Tahtın arkasından kraldan daha kudretli bir şey vardır, metaforuyla başlandı. Finansal elementlerin hükümetlerce sahip olduğu işlendi. 1775 Amerikan ihtilali başlangıç olarak alındı. İlkin İngiltere faizsiz serbest kazancı yasakladı ve kolonileri kendi hükümetine borçlandırdı. Devlet halkını borçlandırarak köleleştirmeye çalışır. Borç daha fazla borcu doğurur.

Amerika’daki Rockfellar, Morgan gibi ailelerin 1907 ekonomik krizinde ekonomik kurumları ve halkın düşüşünü manipüle ederek tüm paralarını çekmesine neden olmuş ve kiliselerinin değer kazanmasını sağlamıştır.

Amerikan hükümetiyle banker aileleri arasındaki ilk ilişki 1900 başlarında Nelson Aldrich 1910’da J.P Morgan Georgia sahilindeki bir adada yapılan gizli bir toplantıda “Federal Rezerv kanunu” diye adlandırılan anlaşma imzalandı. Kanun bankerler tarafından yapıldı. Senatör kanunu meclisten geçirdi. 1921 yılında kongre üyesi lan Lindberge şöyle dedi: “Federal rezerv kanunu altında krizler bilimsel olarak yaratıldılar. Şu an ki kriz yaratılanların ilkidir ve matematiksel bir denklemden ibarettir”

Büyük buhrandan önde ekim 1929’dan birkaç ay önce J.P Rockefeller, Bernbatard Barzek ve diğerleri borsadan hızlıca çekildi. 1929’da finansçılar hızlıca paralarını istediler. Bu da inanılmaz büyük bir tasfiye satışına neden oldu. 16.000 banka iflas etti. Uluslar arası bankerler rakip bankaları ucuz satın almakla kalmadı ucuza kapattılar.

Federal banka para arzını arttırıp ekonomik çöküşe son vereceğine hiçbir şey yapmadı ve insanlık tarihinin en büyük buhranı oluştu.

!913 Parlamentosundan geçen diğer bir yasa federal gelir vergisinin de anayasaya aykırı olduğu üzerinde duruluyor. Federal vergi yasası anayasadaki gibi doğrudan alınan tüm borçların taksitlendirilebileceğine uygun değildir.

Buradan hükümetin sağladığı para uluslararası bankerlerin cebine gitmektedir. Amerikan halkının ödediği vergiler Amerika’ya dönmemektedir. Halkın bilgisizliği ve aptallaştırılması etkendir.

Ekonominin kontrolü ve ABD mal varlığının düzenli olarak soyulması bankerlerin parmağında oynattıklarından biri. Diğeri ise savaşlardır.

1. Dünya Savaşında ABD halkın karasız olduğu halde önceden bankerlerin etkilediği hükümet adamlarının emrinde Alman sularına giren bir ABD gemisinin batırılması hiyerarşisi ile sağlanmış ve savaşın federal rezervin daha fazla kazançlaşacağını bilen bankerlerin ve uluslar arası bankerlerin kışkırtmaları meyve vermiştir. 2. Dünya savaşı bundan farklı algılanmayabilir. Vietnam da öyle. Savaşlar kazanç sağlayan oyunlardır bankerler için.

Medyanın para babalarının kontrolünde, eğitim istemine borçlanan hükümetin ihtiyacı kadar beslediği bir yapılanmada olduğu ve bunun sonucunda kalitensin düştüğünü son olarak burgulamıştır. Dünya nüfusunun %5’ine fakat silahlanmada %50’lik paydaya sahip olduğu eğitimin ise 20. sıralarda yer aldığı bir topluma dönüşmüştür.

Medyayla, televizyon programlarıyla, lunaparklarla, alkol ve uyuşturucuyla insanların zihnini meşgul tutarak düşünen toplumu azaltmaya maruz bırakıyor.

Aslında tek bir amaç var. Tek bir dünya devleti kurmak. Bunu insanlara ya gönülden yaptıracaklar ya da zorla!

16 Ekim 2009 Cuma

Mors etmenin Mors Alfabesiyle yolu...

Mors Alfabesi

Mors alfabesi basitçe iki çeşit sinyalin (kısa ve uzun sinyal) farklı kombinasyonlarının harfleri, sayıları ya da noktalama işaretlerini oluşturduğu bir haberleşme dilidir. Genellikle elektrik ya da radyo sinyali kullanılarak uzak bir noktaya yazılı bir metnin ulaştırılmasında kullanılır.

Kısa ve uzun sinyallerin dışında aralardaki sessizlikler de anlam taşımaktadır. Kısa aralık harfler arasında, orta uzunlukta aralık kelimeler arasında ve uzun aralıklar ise cümleleri birbirinden ayırmakta kullanılır.

Örneğin:

-- --- .-. ...  /       -.- --- -.. ..-
M O R S (boşluk) K O D U

Şema 1 - Mors Alfabesi Haritası

Haritanın Kullanımı

  • Mors kodlarını dinlerken kalemi en üstteki noktaya yerleştirin.
  • Sinyali dinlemeye başlayın ve sinyalin uzunluğuna göre kaleminizi alt kademeye indirin.
  • Kısa sinyallerde önce aşağı sonra sola,
  • Uzun sinyallerde ise önce aşağı sonra da sağa doğru harekete ediniz.
    • Örneğin BİR UZUN İKİ KISA SİNYAL için
    • İlk sinyal olan uzun sinyali duyunca kalemi aşağı ve sağa doğru kaydırınız, Şu anda T harfinde olmanız gerekmektedir.
    • Daha sonra iki kısa sinyal için iki kere aşağı ve sola doğru gidilmesi gerekir.
    • Yani önce N'ye sonra da D harfine gelinmelidir.
    • Bir uzun iki kısa sinyalin karşılığı olan D harfi bir kenara not edilir ve sonraki sinyal beklenir.

Günde on dakikalık çalışma ile bir süre sonra mors alfabesine hakim olacak ve üstteki haritaya ihtiyaç duymayacaksınız.

Mors Alfabesi
A .-
B -...
C -.-.
D -..
E .
F ..-.
G --.
H ....
I ..
J .---
K -.-
L .-..
M --
N -.
O ---
P .--.
Q --.-
R .-.
S ...
T -
U ..-
V ...-
W .--
X -..-
Y -.--
Z --..
0 -----
1 .----
2 ..---
3 ...--
4 ....-
5 .....
6 -....
7 --...
8 ---..
9 ----.
Nokta .-.-.-
Virgül --..--
Soru İşareti ..--..

Kaynakça: http://www.mors.gen.tr/mors/content/ogrenim

01 Ekim 2009 Perşembe

Kolaj: Korku filminden fırlayan büyücü...